Avrupa Birliği’nin Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Tüzüğü (PPWR, 2025/40 sayılı Tüzük) 11 Şubat 2025’te yürürlüğe girmişti. On sekiz aylık geçiş süresi 12 Ağustos 2026’da doluyor ve ilk somut yükümlülükler bu tarihten itibaren işlemeye başlıyor.
Fark önemli: PPWR bir direktif değil, tüzük. Yani 27 üye ülkenin ayrı ayrı ulusal mevzuata aktarmasına gerek yok, aynı kurallar her ülkede aynı gün geçerli oluyor. Bugüne kadar ülkeden ülkeye değişen yorumlarla çalışan ihracatçılar için bu hem sadeleşme hem de sıkılaşma anlamına geliyor.
12 Ağustos’ta yürürlüğe giren yükümlülükler
Teknik dosya ve Uygunluk Beyanı
Bu tarihten sonra AB pazarına sürülen her ambalaj için üreticinin bir teknik dosya tutması ve bir Uygunluk Beyanı (Declaration of Conformity) düzenlemesi gerekiyor. AB’deki ithalatçının da bu beyanın bir kopyasını elinde bulundurması, teknik dokümantasyonu talep halinde piyasa gözetim otoritesine sunabilmesi şart.
Burada dikkat edilmesi gereken bir ayrıntı var: ambalajı kendi markası altında tasarlatan veya ürettiren taraf, fiziksel üretimi kim yapmış olursa olsun “üretici” sayılıyor. Kutunun üzerindeki marka sizinse, uygunluk değerlendirmesi ve teknik dosya sorumluluğu fason üreticide değil, sizde.
Madde kısıtlamaları
- Ağır metaller: Kurşun, kadmiyum, cıva ve altı değerlikli krom toplamı 100 mg/kg sınırını aşamıyor.
- PFAS: Belirlenen eşiklerin üzerinde PFAS içeren gıdayla temas eden ambalaj AB pazarına sürülemiyor.
- Endişe verici maddeler: Ambalajın, atık aşamasındaki sonuçları ve çevresel etkisi dahil olmak üzere endişe verici madde içeriğini asgariye indirecek şekilde üretilmesi bekleniyor.
Tanımlama bilgisi
Ambalajın üzerinde ya da belirli durumlarda ambalaja eşlik eden belgelerde üreticinin ve varsa ithalatçının adı, ticari markası ve iletişim bilgisi ile ambalaja ait tip, parti veya seri numarası bulunması gerekiyor.
Bu şartları karşılamayan ambalaj 12 Ağustos 2026’dan sonra yasal olarak AB pazarına sürülemiyor.
Asıl yapısal değişim 2030’da
12 Ağustos’ta başlayan yükümlülükler ağırlıklı olarak dokümantasyon ve kimyasal içerik tarafında. Geri dönüşüm sektörünü doğrudan ilgilendiren asıl eşik 1 Ocak 2030.
O tarihten itibaren plastik ambalajda asgari tüketici sonrası geri dönüştürülmüş içerik zorunlu hale geliyor. Gıdayla temas eden PET ambalaj için oran %30, temasa duyarlı diğer plastikler için %10 olarak belirlendi. 2040’ta gıdayla temas eden PET için hedef %50’ye çıkıyor.
İki nokta pratikte belirleyici olacak. Birincisi, hedefler yalnızca tüketici sonrası geri dönüştürülmüş malzemeyle karşılanabiliyor; üretim fireleri sayılmıyor. İkincisi, oran her ambalajda tek tek değil, üretim tesisi bazında yıllık ortalama olarak hesaplanıyor.
Komisyon’un geri dönüştürülmüş içeriğin hesaplanması ve doğrulanması metodolojisini belirleyen uygulama tasarrufunu 31 Aralık 2026’ya kadar kabul etmesi gerekiyor. Yani “nasıl ispatlanacak” sorusunun cevabı bu yılın sonunda netleşecek.
Gıdayla temas tarafında da hareket var
Geri dönüştürülmüş plastiğin gıdayla temasını düzenleyen 2022/1616 sayılı Tüzük’te de bir değişiklik taslağı süreci işliyor. Taslak Nisan 2026’da DTÖ’ye bildirildi, kamuoyu görüşü 14 Haziran 2026’da kapandı. Değişiklik özellikle Uygunluk Beyanı gerekliliklerini ve AB Sicili’nin dijital yönetimini kapsıyor.
Mekanik PET geri dönüşümünde EFSA onaylı proses zorunluluğu değişmiyor. Değişen, izlenebilirlik ve belge yükünün ağırlaşması.
Türkiye’deki üretici için ne anlama geliyor?
Türkiye’den AB’ye ambalaj, ambalajlı ürün veya rPET hammadde satan her firma bu zincirin içinde. Uygunluk beyanı yükümlülüğü AB’deki müşteride olsa bile, o beyanı düzenleyebilmek için gereken veri tedarikçiden geliyor.
Kısa vadede yapılması gerekenler oldukça somut:
- AB pazarına giden ambalaj kalemlerini envanterlemek
- Üst akıştaki tedarikçilerden madde ve malzeme verisi toplamak
- Tüketici sonrası geri dönüştürülmüş içerik oranını belgeleyebilecek bir izlenebilirlik kaydı kurmak
- 2030 hedeflerini bugünkü reçetelerle karşılaştırıp açığı hesaplamak
2030 uzak görünebilir, ancak reçete değişikliği, tedarikçi nitelendirme ve marka onay süreçleri düşünüldüğünde hazırlık için kalan süre birkaç yıl.
Doğa Pet olarak nerede duruyoruz?
PPWR’ı sektöre yüklenmiş bir maliyet kalemi olarak değil, doğru yatırımı yapmış üreticinin önünü açan bir düzenleme olarak görüyoruz. Geri dönüştürülmüş içerik zorunlu hale geldiğinde, belgelenebilir kalite üreten tesisle üretmeyen tesis arasındaki fark ilk kez fiyata yansıyacak.
Kırklareli’ndeki tesisimizin kuruluş mantığı zaten bu senaryoya dayanıyordu:
- Girdimizin tamamı tüketici sonrası. 2030 hedefleri yalnızca tüketici sonrası malzemeyle karşılanabiliyor, üretim fireleri sayılmıyor. Biz baştan beri tüketici sonrası PET şişe işliyoruz. Sürecin tamamını geri dönüşüm süreci sayfamızda anlattık.
- Gıdaya uygunluk proses onayına bağlı. Şişeden şişeye geri dönüşüm prosesimiz FDA ve EFSA tarafından gıdaya uygun uygulamalar için onaylı.
- Sertifikasyon tarafı hazır. EFSA ve FDA’nın yanında GRS, RecyClass, FSSC, REACH, SEDEX ve ISO 9001/14001/22000/27001/50001 belgelerimiz var. Tümü sertifikalar sayfamızda.
- Müşterimizin ihtiyacı olan veriyi üretebiliyoruz. Uygunluk beyanı ve teknik dosya yükümlülüğü ambalajı piyasaya sürende. Ancak o dosyanın içindeki hammadde verisi bizden çıkıyor.
Burada bir ayrımı net söylemekte fayda var: PPWR uygunluğu ambalajı AB pazarına sürenin sorumluluğunda, hammadde tedarikçisinin değil. Bizim işimiz o uygunluğu mümkün kılan malzemeyi ve o malzemeye ait veriyi sağlamak.
2030 hedeflerini bugünkü reçetenizle karşılaştırıp açık hesaplıyorsanız, bizimle iletişime geçin.
Kaynaklar
- DLA Piper – New EU packaging rules now less than a month away (20 Temmuz 2026)
- Latham & Watkins – European Packaging and Packaging Waste Regulation: Summary of Provisions
- Greiner Packaging – Recycled Content in Plastic Packaging: Article 7 of the PPWR
- REACH24H – EU Proposes Amendments to Regulation (EU) 2022/1616
- T.C. Ticaret Bakanlığı – Gıda ile Temas Eden Geri Dönüştürülmüş Plastik Materyallere İlişkin Komisyon Tüzüğü


